Bu üç ana dal farklı bakış açıları ile kainatı ele almaktadır.Ancak ilim ve bilim biraz daha yakındır.Felsefe sadece insanın daha sınır tanımaz yanı ile risk alarak kainatı tanıma yanıdır.Bundan dolayı bu işin içinden felsefe çıkmak çok zor.Çıksa bile çok sıkıntılı ve sancılıdır.Elde edilen sonuç ise güvenirliğine emin olunmaz.
Bilim ise ispata dayalı olduğu için güvenilir bir kaynaktır.Gerçi yapılan araştırmanın nasıl modellendiğinde ve ele alındığına göre değişir.Şunu dile getirmek istiyorum ispat olduğu için daha güvenillir.
Bundan önce kainat static model olarak tanımlanırdı ki bu felsefik tanımıydı.Çünkü static kainat modelinde herşey zaten vardır.Bunun anlamı sonsuzluktur.Kainatın büyüklüğü sonsuzluktur.Ancak belli bir süre sonra yapılan bir teleskopik araştırmada görüldü ki gök cisimlerinden uzaklaştığı görüldü.Bu şu anlama geliyordu.
Bilindiği gibi kainat sonsuzluk olarak ifade ediliyordu.Ancak bu bulgu araştırıldığında Kainat’ın genişlediği ortaya çıktı.Buna istinaden ise genişleyen birşeyin düşünüldüğü zaman zaten sonsuz ifadesi olamazdı.Bunu o dönemin bilim adamları incelediler ve daha önce ki static kainat modelinin bir hata olduğunu anladılar.Bu durumda ise büyüyen birşeyin 0 kavramı ile çıkıyordu.
0 demek yaratmak demektir.Asla yapılamayacak birşeydir.Bizim sistemimiz 3D modellenmiştir.İstesek bile zaten 2D algılayamayız.Hayal gücünüzde bile 2D yapamassınız.Zaten sistemimiz içinde 2D objeler yok.Görsek bile bizde anomalite olur.Beyinsel tramva geçiririz yada daha farklı bir tepki.
Bunun dışında yoketme kavramı yok bizlerde."0" yapamassınız.Yani yok edemessiniz.Bunu deneseniz bile beyinsel fonksiyonlarınız iflas eder.
Yaratma kavramı insanlar günlük hayatına sokmaktadır.0 kavramı Big Bang’i yapan bir varlık için geçerlidr.Bizim gibi aciz varlıklar için değil.
0’dan ise birşey yapamassınız.Yani yoktan var edemessiniz.Bunu yaparsanız.Buda sizin Big Bang’iniz olur.Bunada yaratma denir.Normalde insanlar yaratma terimini çok kullanmaktadır.Bunlar konu ile alakalı olduğu için yazıyorum.Çünkü yapılan işler ve uzay projeleride taa bu kavramlara kadar yansımakta ve sonuçları ise bize yanlış şekillerde aktarılmaktadır.
Zaten 0 kavramı var ise yani yaratma kavramı direk eski seküler model olan static kainat modeli çöküyordu.Eski static kainat modelinde yaratma “yok” deniyordu.Yaratma yok denince ise bir tanrı’da olmuyordu.O devrin bilim adamarı genişlemeyi görünce, kainatın genişledğini anladılar.Buna istinaden ise eski “static” kainat modeli çökü.
Buradan ise eski kainat modelinde ki sonsuzluk bitiyordu.Bunun yerine ise 0 kavramı olduğu için bir çıkmaz oldu.Bu matematiksel ifade ile bir 0 vardı.Matematik’te 0 var demek bu durumda bir yaratıcı vardı.Yani seküler kainat modeli kalkıyor ve bunun yerine 0’ı atan dışarıdan yaratan bir yaratıcı vardı.Sistem biri tarafından dışarıdan yaratıldığı matematiksel olarak o dönemde ispatlandı.Ancak Tanrı modeli bu dönemde ise kainatı dışarıdan modelleyen bir varlıktı.Ancak ilimde ise Tanrı sonsuzluk oluduğu için ise her yerdedir.
Bu kavram üzerinden ise bir yaratıcı olduğunu ve bu kainatı kuşattığın bilimsel olarak ispat ettiler.Ancak sadece Tanrı kavramı ispat edilmesi ile kalmaz; bunun ilahlık tarafıda vardır.Bu konumuzun dışı bundan dolayı girmiyorum.
Zaten biz matematik’de bile sade sonsuz ifadesini sadece kavram ve sembol olarak atarız.Bu 2 kavram tanrısal bir kavramdır.Yani 0 ve sonsuz, insan asla bu iki kavramı anlayamaz.Bu iki kavram bizler için geçerli değil.Bunun sebebi ise bizler madde alemindeyiz ve bu madde alemin 3D yaratılmıştır.
Tartışmalı 2D bildiğim bir uzayda ki kara delik vardır.Bunun ise 2D olduğu idda edilmektedir.Bundan dolayıda anlayanı yok.Bundan dolayı çözülmüş birşey değil ve teorileri var.Keşfi ise X-Ray ışınları ile algılayabilinmektedir.
Kainat genişliyor ve zaten 0 ile yaratılmış.İşleyişi ise kusursuz.Bundan dolayı sistem içinde ki varlıklar yaratamaz.Bunun yerine ancak sistemin kusursuz bir döngüsü vardır.Buda bilimsel olarak teklik kavramına götürür.Yani sistemin birden fazla kontrolcüsü yok.Sistem Big Bang olgusu ile bu varlık tarafından başlatılmıştır ve bilimsel olarak bütün kainatı kuşatmaktadır.
İnsanoğlunun anlamadığı şey şu sistemin yaratıcısıda icad eder.İnsanda icad eder.Ancak Tanrı dediğimiz varlık 0 kavramı ile yaratır.İnsan ise Big Bang’den elde ettiklerimiz ile bir şeyler oluştururuz.
Bizler bu ekolojik sistem içinde Dünya'dan bütün Kainat'ı merak ederiz.Bunun sebebi ise insan inanmaya muhtaç; aciz ama bir o kadar mücadele etmesi gereken bir varlık.
Her insanın inandığı şey vardır.Biliriz ki herkesin bir inancı vardır.Bu ise o insanın Tanrısı olur.Bu ise çoğumuzun en üstün tuttuğu şeydir.İşte bu merak ile kimimiz Kainat'ı tanımaya çalışırız.Kimimizin tanrısı ise Karısı olur.
İnsanın anlamaya çalıştığı şey ise bu sistemin nasıl organize,kimin tarafından yapıldığı ve neden yaratıldığdır.Yoksa Astronomik ücretler harcanarak o mekikler yani Voyager ve ISS gibi üsler yada Hubble Space Telescope neden gönderilsin.Bunun dışında ise insan kendini sorgular.Bu ise Küçük kainattır.Zaten insan bilse ki kainattaki her şeyin bir küçük numunesi bünyesinde mevcut.
Kimi bu sistemin kusursuzluğunu ve neden yaratıldığını anlam vermek için matematiksel ifadeler ile anlamaya çalışır.Kimisi o ifadeleri görse bile inanmaz Stephen Hawking gibi.
Kimi ise görmeden inanır Tanrısına.Bunun ismi ise İman olur.
Ancak ilim ise bu varlığın bütün her heryerde ve sonsuzluk olarak değerlendirmektedir.Bu varlığa 0 değeri ile Big Bang’i yaptığını söyler.
Aynısını bilimde ispatlayarak der ki “Artık Big Bang var.Çünkü Kainat’ta 0 gördüm.Sıfır var ise; bunun bir yaratıcı olmsı lazım ki.Tanrıyı anladım.Onuda büyük patlamayı yapan, ve 0'ı ifade eden” der.
Tabi demek ile inanmak farklı birşey.
Bu vesile ilede bilimsel olarak bir evren başlangıcı ve zamanın yaratılmasıda girdi.Fakat bilimin şuan yanlış yaptığı nokta şu:
Tabi Biliminin şuan ki yaptığı yanlışlar biliyorum.Zaten bilime karşı değilim.Kendi işimde bilimsel.Ancak zaman ile ispatlarını göreceğiz.
Bildiklerimden bazıları:
Bunun cevabıda ilimden geliyor.
Kainat üzerinde ki bütün ışığın kaynağı Güneş’dir.Diğer bütün yıldızlar ışığını ondan almaktadır.
Kainatta her saniye bir yaratma kavramı vardır.Bu her obje için geçerlidir.
Şuan bilimsel olarak bir tanrı ve bu kainatı kuşatan bir modeli var.Bundan önce yaratma kavramı yoktu.Bundan dolayı bir Tanrı kavramıda yoktu.Bu keşif ile kainat içinde ki bütün Gezegen, Yıldız, Süper Nova ve buna benzer şeylerin bir Tanrı tarafından yaratıldığı ispatlandı.Sadece ilahlık kavramı yok.